Yeşilçam Hatırası

“Bir dönemin, özellikle 50’li, 60’lı yılların sinemasına damgasını vurmuş unutulmaz filmlerin, unutulmaz oyuncularının büyülü dünyasına gireceksiniz birazdan. Gong sesini duyduğunuzda, ışıklar sönecek, bütün zamanların en dev kadrolu siyah-beyaz belgeselini izlemeye başlayacaksınız. Yeşilçam Hatırası: Unutulmayan Yüzler, unutulmaz filmler...

15 Kasım 2009 Pazar

Sinemanın Çınarları-3: Halit Refiğ

Sinema Halit Refiğ için bilinçli bir seçimdir. Askerlik dönüşü Ankara’da yayınlanan Akis dergisinde, sinema yazarlığına başlar. Yıl 1956’dır ve yazıları ilgi çeker. Ardından Nijat Özön’le birlikte Sinema dergisini yayınlarlar. Daha sonra Yeni Sabah gazetesinde çalışmak üzere İstanbul’a gelir. Sinema çevresinin önde gelen isimleriyle yakınlık kurar.
Sinema üzerine kuramsal çalışmalar yapar, fikirler üretir. O dönemin önemli sinema yönetmenleri ve sinema yazarları Halit Refiğ’in evinde toplanırlar. Amaçları Türk sinemasını tanımak ve sorunlarını konuşmaktır. Halit Refiğ’in o günlerdeki modeli batı sinemasıdır ve toplumcu sinemayı savunur.
Sinemayı yaşam biçimi ve meslek olarak seçmiştir Halit Refiğ. Senaryo yazarlığı ve yönetmen yardımcılığının ardından 1960 yılında ilk filmi Yasak Aşk’ı çeker. Film basında büyük ilgi görür.
Halit Refiğ zamanla kendi seyircisiyle iletişim kurmanın yollarını aramaya başlar. Bu arayışta Türk sinemasının kendi dilini oluşturduğunu gözlemler. Sinema anlayışı temelde değişmese de savunduğu kavramlar değişmiştir. Bu da batıcılıktan kopmayı getirir. Kendinden önce yapılanları yok saymadan ve kendi değerlerimizden, gerçeklerimizden yola çıkarak ulusal bir sinema dili oluşturmak gerektiğini düşünür. Görüşlerini yansıtan yazılarını Ulusal Sinema Kavgası adını verdiği kitabında toplar.
Sinema tarihçisi Giovanni Scognamillo, Halit Refiğ sinemasını üç ana döneme ayırır. Yasak Aşk, Seviştiğimiz Günler ve Gençlik Hülyaları ilk dönem ürünleridir. İkinci dönem 1963 yılında çektiği Şehirdeki Yabancı filmiyle başlar. Film, Moskova Film Şenliğine katılır. Ardından Şafak Bekçileri’ni çeker.

1964 yılında çektiği Gurbet Kuşları ile önemli bir çıkış yakalar Halit Refiğ. Gurbet Kuşları, Türk sinemasında iç göç sorununu ve göçün yarattığı parçalanmayı, çöküşü anlatan ilk filmdir. 1. Antalya Film Festivalinde Halit Refiğ en iyi yönetmen, Gurbet Kuşları da en iyi film seçilir.
Bir yıl sonra çektiği Haremde Dört Kadın filmi ise Halit Refiğ sinemasının ilk başyapıtı sayılır. Sorrento yarışmasına katılan filmin senaryosunu Kemal Tahir’le birlikte yazmışlardır. İstanbul’un Kızları, Güneşe Giden Yol, Kırık Hayatlar, Karakolda Ayna Var, Canım Sana Feda bu dönemin önemli filmleridir.
1974 – 1975 yıllarında TRT için hazırladığı Aşk-ı Memnu ile önemli bir başarı kazanır Halit Refiğ. Aşk-ı Memnu aynı zamanda yerli televizyon dizilerinin öncüsü olmuştur.
Meslek hayatını sürdürebilmek için ısmarlama ve ticari filmler de çeker Halit Refiğ.
Fakat toplumsal sorunlar ve mücadelesini verdiği ulusal sinema tezi, her dönem Halit Refiğ sinemasında etkili olmuştur.
Bir Türke Gönül Verdim filmiyle başlayan üçüncü döneminde de Adsız Cengaver, Sevmek ve Ölmek Zamanı, Fatma Bacı, Çöl Kartalı, Kızın Varsa Derdin Var, Yaşam Kavgası, Yedi Evlat İki Damat, Teyzem, Hanım ve Karılar Koğuşu gibi önemli filmlere imza atmıştır Halit Refiğ.
Fatma Bacı, Halit Refiğ’in savunduğu ulusal sinema tezini ve dünya görüşünü yansıtması açısından, Karılar Koğuşu filmi de hayata aynı pencereden baktıkları Kemal Tahir’in yaşam öyküsünden kesitler aktardığı için filmografisinde özel bir yer tutar.
Kemal Tahir’in romanından uyarladığı Yorgun Savaşçı birçok sorun yaşandıktan sonra gösterilir TRT’de. 80’li, 90’lı yıllarda ticari başarılar elde eden filmler ve televizyon dizileri yönetir.

1 yorum:

İzleyiciler